2021’de Vegan Olun

Vegan olmak ile ilgili şimdiye kadar doğru ya da yanlış onlarca şey duyduğunuza eminim. Ancak gerçek şu ki hayvansal ürünler kullanmaya devam...
daha fazlası

    Haber Başlıkları

    Koronavirüse Karşı Vegan Beslenmede Bağışıklık Bistemi Nasıl Güçlendirilir

    Koronavirüs salgını gün geçtikçe büyüyor ve alınan önlemlerin yanında bağışıklığınızı mutlaka güçlü tutmanız gerekiyor Bağışıklık sisteminin güçlü olması için vücutta...

    Mantar Sevenlere: Porçini Tempura Tarifi

    Gelsin mis gibi ormanlarımızdan gelen taze porçini mantarıyla bir tempura tarifi. Tadına hayran kalıp, sürekli yapmak isteyeceğiniz tarifimiz ile tanıştıralım sizleri.

    Kemik ve Cilt Sağlığı İçin Yulaf Ezmeli Chia Pudingi

    Bu tarife kadar ben pek sevmemiştim. Yüksek omega-3 kaynağı oldukları için özellikle ve ısrarla kullanmak istiyordum chiayı ama açıkçası kek dışında bir...

    Anemiden Ülsere Her Hastalığa Doğal Çözüm: Muz Çiçeğinin Faydaları

    Muz çiçekleri, Kolombiya And Dağlarında yetişir. Muz demetinin sonunda bulunan koyu mor kırmızı çiçeği büyük çiçektir. İç kısımda ise muza dönecek küçük...

    Bitkiler Acıyı Hisseder mi?

    “Bitkiler acıyı hisseder, bitkileri de yeme o zaman” önermesiyle hemen hemen bütün veganlar karşılaşmıştır. Genelde bu durum vegan olmayan kişinin az önce hayvanların acı çekmesine sebep olduğu gerçeğiyle yüzleştiği için kendisini suçlanmış hissetmesinden kaynaklanır.

    Aslında bu akıl vermeyle bir çıkış yolunun olmadığını, yaşamak için acı çektirmek zorunda olduğunu ve aslında veganların bu konuda canlıseçercilik yaparak bitkilerin çektikleri acılara duyarsız kaldıklarını ima etmektedir. Peki gerçekten bitkiler acı hisseder mi? Son zamanlarda yapılan çalışmalar, bitkilerin bütünlükleri bozulduğunda bazı maddeler salgılandığını ortaya koymuş, bu da “bitkiler acıyı hisseder” olarak yorumlanmıştır. Peki salınan bu maddeler, bitkilerin acı çektiğini söyleyebilmemiz için yeterli midir?

    Ağrı Hissetmeyen İnsanlar

    Ağrı hissetmeyen insanların hikayelerini belki haberlerde görmüşsünüzdür. Ellerini kaynar suya sokarlar, vücutlarına iğne batırırlar, kolları kırılır ama yine de ağrı ve acı hissiyatları yoktur. Bu insanlar, ağrı duyusunu taşıması gereken nöronlarda genetik bir bozukluk olmasından dolayı ağrıyı hissetmezler. Ya da paraplejik (omuriliği kırılmış ve boyundan aşağısı tutmayan, uzuvlarını hareket ettiremeyen) bir hastanın ayağına iğne batırırsanız beyin ve ayak arasındaki nörolojik bağlantı kopuk olduğu için kişi ağrıyı hissetmez. Bazı durumlarda, paraplejik kişilere verilen “ağrılı” uyaranlara vücut tepki gösterebilir. Kişi ağrıyı hissetmez ancak istemsiz motor hareket söz konusu olabilir. Bunun sebebi, milyonlarca yıl hayatta kalma çabası ile evrilen sinir sistemimizdir.

    Dışarıdan gelen uyaranların ağrılı mı ağrısız mı ya da iyi mi kötü mü olduğunu düşünüp, karar verip, harekete geçmemizden önce bunu bizim için omuriliğimiz yapar. Parmağımıza iğne battığında hemen çekmemiz bunun bir örneğidir. Bu “hemen çekme” hareketini acı çektiğimizi bildiğimiz için yapmıyoruz. Omuriliğimiz oluşabilecek bir travmadan bizi sakınmak için refleks olarak yapıyor.

    Ağrı beynin yorumudur

    İğnenin batış anında salgılanan substance p, kimyasal başka bir takım nörotransmitterlerin salınımını uyararak nöronlorda elektriksel aktiviteyi oluşturur. Bu elektriksel aktivite beyne giderek dorsal-posterior insular cortex’i uyarır ve “ağrı hissetme yorumu” nun oluşmasına neden olur. Omur ilik kesisi olan insanların parmağına iğne battığında tüm bu süreci başlatan substance p yine salgılanır. Ancak nörolojik iletim olmayacağı için dorsal-posterior insular cortex uyarılmaz ve iğne batması ağrı olarak yorumlanmaz. Sonuç olarak Substance P’nin salınımı ağrı hissetmemiz için yeterli değildir. Önemli olan ağrıyı, his olarak yorumlamamızdır.

    Ya bitkiler acıyı hissediyorsa?

    Bitkilerin acıyı hissettiğine yönelik yapılan yorumların hepsi aslında bizlerden salınan substance p eşdeğeri olarak kabul edilen kimyasalların yapraklar kesildiğinde ya da koparıldığında ortaya çıkmasıdır. Henüz mevcut bilim ışığında, yalnızca salınan kimyasallara dayanarak bitkilerin acı çektiğini söyleyemeyiz. Ancak bundan yıllar sonra bunun tersi kanıtlanır ve bitkilerin acı çektiği konusunda hemfikir olursak yine veganlar, vegan olmayanlara göre daha az bitkinin acı çekmesine sebep olacaklardır. Çünkü bugün et yiyen birisi, bir vegana göre 18 kat daha fazla sayıda bitkinin “acı çekmesine” neden oluyor. Yenmek üzere beslenen hayvanların sayısı milyarları bulmakta ve tüm dünyadaki tarım alanlarının neredeyse %90’ı bu hayvanların beslenmesi için kullanılmaktadır.

    Latest Posts

    Koronavirüse Karşı Vegan Beslenmede Bağışıklık Bistemi Nasıl Güçlendirilir

    Koronavirüs salgını gün geçtikçe büyüyor ve alınan önlemlerin yanında bağışıklığınızı mutlaka güçlü tutmanız gerekiyor Bağışıklık sisteminin güçlü olması için vücutta...

    Mantar Sevenlere: Porçini Tempura Tarifi

    Gelsin mis gibi ormanlarımızdan gelen taze porçini mantarıyla bir tempura tarifi. Tadına hayran kalıp, sürekli yapmak isteyeceğiniz tarifimiz ile tanıştıralım sizleri.

    Kemik ve Cilt Sağlığı İçin Yulaf Ezmeli Chia Pudingi

    Bu tarife kadar ben pek sevmemiştim. Yüksek omega-3 kaynağı oldukları için özellikle ve ısrarla kullanmak istiyordum chiayı ama açıkçası kek dışında bir...

    Anemiden Ülsere Her Hastalığa Doğal Çözüm: Muz Çiçeğinin Faydaları

    Muz çiçekleri, Kolombiya And Dağlarında yetişir. Muz demetinin sonunda bulunan koyu mor kırmızı çiçeği büyük çiçektir. İç kısımda ise muza dönecek küçük...

    Sizin İçin Seçtiklerimiz

    Zeynep Casalini 3 Yıl Sonra Karar Değiştirdi

    Zeynep Casalini, daha önce Bodrum Merkez’de açtığı vegan restoranını mali sebeplerden dolayı kapatmış, “Bir daha kolay kolay ticarete girmem” demişti. Ünlü şarkıcı...

    100 Yaşındaki Uzman Tesadüfen Kansere Çare İçeceği Buldu

    Kanada’da bulunan ve araştırmalarını kanser üzerine yoğunlaştırmış bilim insanları kanser hücrelerini yok edecek doğal bir yöntemi keşfettiler. Karahindiba herhangi...

    So Elixir Purple

    So Elixir Purple kadın parfümü, baharın müjdeleyicisi baştan çıkarıcı çiçek kokularını doğanın odunsu sıcaklığında sunuyor. Baharda ilk açan çiçeklerden olan Sümbülteber (Tüberöz)...

    Adopt Don’t Shop

    Kreatif Yüz Maskeleri, antibakteriyel işlem uygulanmış kumaşa, insana ve doğaya dost, ekolojik boyalar kullanılarak dijital baskı uygulanmış, 225 derece ısı uygulanarak üretilmiş...

    Ask Me About Protein

    Ask Me About Protein One More Time Ürünlerimiz %100 pamuklu kumaştan yapılmıştır.Dijital baskıda su bazlı ekolojik boyalar kullanılmaktadır.30°C’de ters...