Veganlık Bir Hayat Tarzı Mıdır

Bu soruya doğrudan “evet” yanıtını vermek yanlış olmayacaktır. Veganlık bir yeme içme disiplininden çok, bütüncül bir hayat tarzı ve bakış açısını kapsar.
daha fazlası

    Haber Başlıkları

    Vegan Peyniri Yapımı için Üç Lezzetli Tarif

    Vegan peynirler ile yapılan tarifler oldukça lezzetlidir ve çok çeşitli bitkisel kökenli malzemelerle kolayca hazırlanırlar. Ayrıca kalorileri de düşüktür

    Veganlar ve Vejetaryenler Yaşadı! İşte Enfes Falafel Tarifimiz

    Falafel bir Ortadoğu lezzeti ama son yıllarda ülkemizde de oldukça popüler. Özellikle vegan ve vejetaryenlerin çok sık tükettiği...

    Prof. Dr. Zeynep Tartan ile Detoks ve Sağlıklı Beslenme Üzerine

    Ketojenik diyet, Intermittent Fasting gibi günümüzde son derece popüler olan diyet çeşitleri ve detoks kavramı, zaman zaman hatalı bilgilerle yanlış uygulandığında sağlığımızı...

    Veganlar İçin Beslenme Önerileri

    Vegan tarzı beslenme ciddi şekilde hayat tarzınızı da etkileyen bir beslenme biçimi. Hayvansal gıdalar tüketmeyi bırakmaya karar verdiğinizde ne yapmalısınız? İşte uzmanlardan...

    Yoga ile Veganizm Felsefelerinin İlişkisi

    Yoga uygulamalarını ilk olarak yazılı metinlere aktaran Patanjali’nin kurucusu olduğu 8000 yıllık yoga felsefesinin öğretileri, insanı arınma ve aydınlanma yoluna götüren bir yaklaşım benimsemiştir. Arınma ve aydınlanma süreci kişinin kontrol edilmesi gereken özellikleri ve/veya uyulması gereken kurallar olarak adlandırılan yamaların gerçekleştirilmesi ile başlar. Patanjali’nin sekiz basamaklı Astanga Yoga yolunun birinci basamağı olan yamalar; ahimsa-şiddetsizlik, satya– dürüstlük, asteya– çalmamak, brahmacharya-enerjiyi kontrol altına almak ve aparigraha– açgözlü olmamak şeklinde tanımlanmıştır.

    Yoga felsefesi lakto-vejetaryen beslenme biçimini benimser. Hindistan’daki yoga gelenekleri, özellikle spritüel yolda olan bireyler için süt ürünlerine mükemmel gıdalar olarak bakar. Hindistan’da ineğin önce kendi yavrusuna süt vermesine izin verilir. Kendi buzağısının tüketemediği süt insanlar tarafından kullanılabilir. Hint düşüncesinde hayvanlar, reenkarnasyon öğretisi nedeniyle farklı bir ontolojik konuma sahiptir. Karma yasası, insanları, hayvanları korumaya yöneltmiş ve etle beslenmeden uzak bir yaşam tarzını geliştirmiştir.

    Donald Watson’un isim kurucusu olduğu veganizm ise özetle; hayvanların insanlar tarafından kullanılmasını reddeden bir duruş biçimidir. Yoga felsefesinin benimsediği lakto-vejetaryen beslenme biçimi; günümüz koşullarına uyarlandığında arınma ve aydınlanma yolunda uyulması gereken temel kuralların bütünü olan yamalar ile ilişkilendirilerek ele alınması gereken bir konudur.

    Yamaların veganizm felsefesi üzerinden değerlendirilebilmesi için yamalardan genel olarak söz etmek isterim.

    • Yoga felsefesinde ahlâkî kuralların temelini, “hiçbir canlıyı incitmeme” anlamına gelen ahimsa oluşturur. Anlam boyutu çok geniş bir kavram olan ahimsa, sadece canlı varlıkları öldürmeme anlamına gelmez; aynı zamanda düşünce, eylem veya sözle hiçbir varlığı incitmemek anlamına gelir.
    • Uyulması gereken bir diğer ahlâkî ilke, yalan söylememek, dürüstlük anlamına gelen satya ilkesidir. Satya, konuşmada, düşünce ve eylemde samimi, doğru ve dürüst olmak anlamı taşır.
    • Üçüncü ahlâkî ilke ise hırsızlık yapmamak, çalmamak anlamına gelen asteya ilkesidir. Başkalarına ait olan şeyleri gayri meşru yollarla kullanmak ve sahiplenmek bir yana böyle bir düşünceden bile uzak durulmasını gerekli kılar.
    • Dördüncü kural, ‘enerjiyi muhafaza etmek” olarak tanımlanan brahmacarya ilkesidir.
    • Yogasutra’da (II.30) zikredilen son prensip olan aparigrahaaçgözlü olmamayı, mala-mülke ve servete tamah etmemeyi, sahip olunan şeyleri en aza indirmeyi, hediye kabul etmemeyi ve başkalarını takdir etmeyi kapsar.

    Yamaların Veganizm Perspektifinden Değerlendirilmesi

    Ahimsa prensibini benimsemiş ve layığı ile uygulamaya çalışan bir yoginin; yediği yemeğin, giydiği kıyafetin ya da temel yaşam gereksinimlerini karşılayabilmek için kullandığı diğer ürünlerin oluşumu esnasında herhangi bir canlıya zarar verilip verilmediğini tartması gerektiği düşüncesindeyim. Veganizm felsefesi, elinden geldiği ölçüde ve uygulanabilir kadarı ile hayvan kullanımından kaçınmayı savunur. Yoga felsefesinde ise; bir eylemin gerçekleştirilebilmesi için elinden gelenin en iyisini yapman gerektiği düşüncesi yer alır. Bu iki düşünceyi birleştirdiğimizde yoga felsefesini özümseyebilmek için; hayvanlara, doğaya ve kendimize en az zararı verebilmek adına elimizden geleni yapıyor muyuz? 

    Hayvanların sütünün onlardan alınabilmesi amacı ile parçası oldukları endüstrinin onlara yaşattığı acıları görebilmek mümkünken, gözlerimizi kapatmamız ‘satya’ ilkesini başta kendimize karşı ihlal ettiğimiz anlamı taşımaktadır.

    Hayvanların kürküne, derisine, tüyüne ihtiyacımız olmadığı halde onlara ait olan bedenlerinin parçalarını kendi menfaatimiz için(çoğu zaman dizginlenememiş bir ego ile kendini toplum gözünde var etme amacı ile) onlardan alıyor olmamız, alırken çektirdiğimiz acılar göz önünde bulundurulduğunda ‘ahimsa’ ilkesine; buna bir şekilde ihtiyacımız olduğunu ortaya atan zihnimizin seslerine kulak vermemiz, kendimize karşı dürüst olmayarak ‘satya’ ilkesine; hayvanların kendilerine ait parçalarının onlardan çalınıyor olması, düpedüz ‘asteya’ ilkesine ters düşmektedir.

    Hayvanların üreme döngüsünü kontrol altına almak da hayvan haklarının ve brahmacharya ilkesinin ihlal edildiği anlamına gelmektedir.

    Hayvan haklarının ihlalinin normalleştirilmesi, hayvanlara uygulanan tecavüzün de normalleştirilmesine neden olmaktadır. Hayvanların bizim için var oldukları zihniyeti ile ilerleyen bir toplumun hayvanı beslenmek, barınmak ve giyinmek gibi temel ihtiyaçları için kullanmaları normal karşılanırken,  hayvanları cinsel ihtiyaçları için kullanmaları şaşırtmamalıdır. Hayvanların ve insanların özgürleşebilmesi için ‘normlarımızı’, inandığımız felsefe üzerinden değerlendirmemiz gerekir.

    Aç gözlülük yani aparigraha ilkesini ihlal eden nedenlerden en büyüğü, damak tadımıza olan düşkünlüğümüz ve toplumsal normlarımızdır. Her zaman daha fazlasına sahip olanın daha saygıdeğer olduğu düşüncesini araştırmak için ilk yerleşik düzeni incelememiz gerekir. İhtiyacı olmasa bile istifliyor olmak, o zamandan günümüze şekil değiştirip dönüşerek süregelmiştir. İnsanların kendi bedenini istiflemek için en korunaklı alan olarak görmesi, özellikle ABD’de her gün giderek büyüyen ‘obezite’ hastalığının artan ivmesini açıklamaktadır.

    Özellikle hayvansal gıda tüketiminin zenginlik göstergesi olarak algılandığı insanlık tarihinde; hayvansal gıdalardan fırsat bulup da deneyemediğimiz bitkisel kaynaklı gıdaların ‘damak tadımıza uygun olmayacağı’ ön kabulü ile hareket etmemiz son derece olağan. İnsanların daha fazlasına olan ihtiyacının nedenleri gerekçeleri değişse de sonu gelmemiştir. Balıkçılık sektöründe tüketmemelerine rağmen öldürülen 4,5 milyon hedef dışı deniz canlısını ya da örneğin spor adı altında alınan yaşamların kahramanı avcılık sektörünü düşündüğümüzde; insanlar kibrinden vazgeçmediği sürece bedelini her zamanki gibi hayvanlar ödemeye devam edecektir.

    Bu çok özet bilgiler ışığında bile aslında yoganın, günümüz koşullarında veganizm felsefesini benimsediğini, yoga ve veganizmin birbirine paralel ilerleyen iki yaklaşım olduğunu görebiliriz. Herhangi bir din, herhangi bir felsefe insan kullanımı için hayvanların köleleştirilmesini mantık çerçevesinde açıklayamaz.

    Latest Posts

    Vegan Peyniri Yapımı için Üç Lezzetli Tarif

    Vegan peynirler ile yapılan tarifler oldukça lezzetlidir ve çok çeşitli bitkisel kökenli malzemelerle kolayca hazırlanırlar. Ayrıca kalorileri de düşüktür

    Veganlar ve Vejetaryenler Yaşadı! İşte Enfes Falafel Tarifimiz

    Falafel bir Ortadoğu lezzeti ama son yıllarda ülkemizde de oldukça popüler. Özellikle vegan ve vejetaryenlerin çok sık tükettiği...

    Prof. Dr. Zeynep Tartan ile Detoks ve Sağlıklı Beslenme Üzerine

    Ketojenik diyet, Intermittent Fasting gibi günümüzde son derece popüler olan diyet çeşitleri ve detoks kavramı, zaman zaman hatalı bilgilerle yanlış uygulandığında sağlığımızı...

    Veganlar İçin Beslenme Önerileri

    Vegan tarzı beslenme ciddi şekilde hayat tarzınızı da etkileyen bir beslenme biçimi. Hayvansal gıdalar tüketmeyi bırakmaya karar verdiğinizde ne yapmalısınız? İşte uzmanlardan...

    Sizin İçin Seçtiklerimiz

    Veganlarda Omega 3, EPA, DHA

    Veganlarda protein eksikliği, B12 eksikliği gibi konular uzun yıllardır tartışılırken sağlık hakkında biraz daha bilgili olanlar omega-3 ile ilgili sorularını da yöneltiyorlar....

    10 Dakikada Cilt Yaralarınızı Tedavi Edecek Mucize Bitki

    Meyan kökü küçük mor soluk mavi çiçeklerin bulunduğu yapraklı bir yeşil bitkidir. Meyan kökü cilt rahatsızlıklarını tedavi etmek için binlerce yıldır kullanılmıştır.

    Diş Eti Çekilmesine Hindistan Cevizi Yağı

    Hindistan cevizi yağı ile bütün diş ve diş eti hastalıklarına veda edin Yağ peeling’i dediğimiz bu yöntem ile ağız içindeki bütün...

    Vegan Bağırsak Florası- Mikrobiyota

    Geçtiğimiz hafta, vegan bir kişinin dışkısını bir kliniğe bağışlayarak kazandığı parayla çocuk okuttuğu haberini okuduk. Bilim dünyası son yıllarda bağırsaklarımızda bulunan bakterilerin...

    Vegan Yaşam Tarzı

    İçinde bulunduğumuz coğrafyayı ve yemek kültürünü düşündüğümüzde etle beslenmek her zaman sofralarımızın olmazsa olmazıdır. Bir şehrimizi bile anarken hemen yemeklerini söylemeye başlarız....